Seçimler sonucu piyasanın beklentileri aşağı yukarı belliydi. Seçimler bitti ve tek parti iktidarı devam edecek. Peki borsanın bu duruma tepkisi nasıl yorumlanmalı, nasıl ölçülmeli?

İşte seçim sonrası borsa hakkında Vatan gazetesinden Ali Ağaoğlu’nun yazısı...

İMKB’nin son 4 günlük performansına bakanlar sanki seçimden istikrarsızlık çıktı, yeniden koalisyon dönemlerine dönüldü zanneder. Hadi seçimlerden önceki düşüşler anlaşılabilir gibiydi: Seçim riskini almak istemeyenler hisse senetlerini sattı, dövizini aldı. Ya seçimden sonrasına ne demeli. Madem piyasa AKP’nin tek başına hükümet kuracak çoğunluğu elde etmesini ama 330’un altına kalarak anayasanın mutabakatla çıkmasını tercih ediyordu, o zaman istediğini aldığı halde neden düştü?

Cevabı biraz karışık. Cevaba geçmeden önce Mayıs ayının ikinci haftasının sonlarında; İMKB 100 Endeksi 66.500 seviyelerindeyken; değişik mecralarda seçimden sonraki ilk haftanın kapanışının (yani bugünün) 59,750 seviyelerinde olacağını tahmin etmiştim. Öncesinde görülürse de tahminin geçerli olduğunu eklemiştim. Dün 59.840 görüldü. Eğer bugün daha aşağısı görülmezse iddiayı “kaybetmiş” olacağım.

Herkes ya seçiç öncesinde ya da seçim sonrasında bir ralli beklerken benim beklentim bizim piyasalarımızın seçimden çok iç ve dış ekonomik verilerle hareket edeceği yönündeydi. Seçim sonucunun etkisi beklendiği kadar olmayacaktı. Zira seçimden kimse “sürpriz“ beklemiyordu. Yeni hükümetin nasıl olacağı bile açıklanmış, bakan toto bile başlamıştı. Hatta seçim için, EFG İstanbul’dan Hüseyin Kelezoğlu’nun deyimiyle “non event (etkisiz olay)” bir durum bile denebilirdi!

Bu durumda temel ekonomik sorunlarımızın hem seçim öncesinde hem de sonrasında öne çıkması daha akla yakın bir senaryoydu. Bir de üstüne Yunanistan’ın artık zirveye tırmanan sorunları, Haziran sonu itibarıyla Fed’in II. Bedava Para Paketi’nin sonuna yaklaşılıyor olmasının artan tedirginliği ve belki de hepsinden öte her seferinde daha umut kırıcı gelen ABD ekonomisine dair veriler küresel piyasaları artan oranda olumsuz etkiliyordu.

Bu olumsuz havada; belki de gereğinden fazla konuşulur hale gelen; bizim cari açık meselemiz katılımcılar tarafından olumsuz olarak “fiyatlanmaya” başladı. Anayasa meselesinin, ekonominin önüne geçeceği endişesi de hareketi hızlandıran etmenlerden biri oldu!

Sadece IMKB etkilenmedi tabii ki bu hareketten. Dolar/TL kuru (bir kısmı pariteden kaynaklanıyor olsa da) 1.6275’e kadar yükselirken, gösterge bono bileşik faizi de yüzde 9.18’e kadar yükseldi.

Devamı gelecek mi?
Teknik olarak bakıldığında halen daha gidilecek yerler var. Bugün dolar/TL’de 1.6180 seviyesinin üzerinde bir kapanış olur ise 1.6450-1.6570 seviyeleri resmin içine girecek. Ha keza bono bileşik fazilerinde de 9.25 seviyesi ilk hedef. İMKB için aşağıda 2-3 Mart tarihlerinde 58.664 ile 59.428 arasındaki “boşluğa (gap)” kadar devam edebilecek bir hareket yakın zamanda görülebilir.

Ancak son 5 gündür gerileyen piyasaların da bir süre dinlenmesi, toparlanması, düzeltmeler yapması doğaldır. Tıpkı dünün sonunda piyasaların toparlandığı gibi…

Ama asıl sorunlar halen da önümüzde ve piyasaları olumsuz etkilemeye de devam edecektir. Kaldı ki bu sorunların kısa zamanda çözülmesi de mümkün değildir. Ancak yapılması gereke piyasalara önceliğin ekonomiye verileceği mesajının verilmesi gerekli. Üstelik de bu mesajın, cari açık, hızla artan iç talebin kontrol eidlmesine yönelik tedbirlerin hepsinin biraraya getirildiği bir “tedbirler manzumesi” ile birlikte açıklanması gerekir.

Bölük pörçük, birbirinden kopuk atılacak adımların çok da fazla bir fayda sağlaması söz konusu değil.

13

Haziran
2011

Milletvekili Genel Seçim Sonuçları-2011

Yazar: Editör  |  Kategori: SEÇİM SONRASI BORSA  |  Yorum: Yok   |  1.187 views

Borsanın seyrini de yakından etkileyecek olan Milletvekili Genel Seçimleri tamamlandı ve kesin olmayan oy oranları da belirlendi. Hangi parti yüzde kaç oy aldı? Partilerin illere ve ilçelere göre oy dağılımları istatistiki bilgileri harita üzerinden inceleyebilirsiniz.

 

2011 Yılı Milletvekili Genel Seçim Sonuçları için Tıklayın

2011 Yılı Genel Seçimleri de tamamlandı. Peki seçimlerden sonra öne çıkan hisse senetleri hangileridir? Bu hisse senetleriyle ilgili hisse yorumları nasıl yapılmalıdır? Hepsi ve daha faziası için doğru yerdesiniz.

 

Seçim Sonrası Hisse Önerileri ve Hisse Yorumları

Mevcut tek parti iktidarının devamı şeklindeki bu sonuç bir sürpriz olmayıp, piyasalarda bu açıdan bir etkisini beklemiyoruz. Bu sabahki ilk etki olarak TL’nin Euro ve Dolar karşısında %0,15 -0,20 civarında değer kazandığını görüyoruz (Dolar/TL:1.5733, Euro/TL:2,2564).

Mevcut iktidar partisi (AKP) 326 adet millet vekil sayısına ulaşmakla birlikte Anayasa değişikliğini referanduma götürmeden gerçekleştirebilecek 367 ya da referanduma götürebilecek 330 milletvekili sayısını elde edememiştir. Bu sonucun büyük ağırlıkla anayasa değişikliğini gerçekleştirebilecek bir milletvekili sayısına göre daha olumlu olduğunu düşünüyoruz. Türkiye’ye uzun vadeli yatırım yapan yabancı yatırımcılar açısından mevcut sonucun “istikrarın devamı” şeklinde algılanmasıyla olumlu olduğu söylenebilmektedir.

İMKB30 endeksine dahil olan hisse önerilerimiz ECILC, ISCTR, KOZAA, SNGYO, TCELL, TKFEN, THYAO, İMKB30 dışındaki önerirlimiz ise AKSEN, ANELT, ANSGR, CIMSA, GSDHO, ISFIN, MGROS ve NTHOL’dur.

Bundan sonra, seçim konusunun gündemden çıkmasıyla ekonomi ile ilgili konuların piyasalarda daha öncelikli olacağını düşünüyoruz. (Seçim sonrası ilk önemli veri olarak bugün saat 10:00’da açılanacak cari açık verisi yakından izlenecektir)

Türkiye’nin kredi notu ile ilgili olarak ise;

– Kredi derecelendirme kurumlarının bir not artırımı için genellikle seçim sonrasını gösterdikleri

– Cari açığı da kredi notu üzerinde etkili en önemli konu olarak gösterdikleri göz önüne alındığında, kredi notu iyileştirilmesi beklentisinin cari açığa ilişkin olarak açıklanacak önlemlere bağlı olarak devam edeceğini düşünüyoruz.

İMKB çeşitli nedenlerle yılbaşından bu yana benzer piyasalara göre düşük performans göstermiş, mevcut 10,1x Fiyat/Kazanç oranı ile MSCI Gelişmekte olan ülkeler ortalamasına göre %8 iskontolu hale gelmiştir.

Yılın geri kalanında yurtiçi talebi yavaşlatmak ve cari açık konusunu rahatsız edici seviyelere ulaşmasını engellemeye yönelik tedbirlerin etkilerinin görülmesi beklenmektedir.

Yılın ilk 2 çeyreğinde ise ilk yarıyı güçlü bir büyüme ile bitireceğimizi gösteren sonuçlar bekliyoruz. Buna göre 1.çeyrekte %10’a yakın, 2.çeyrekte %5,5 ve 1.yarıda %7,6 gibi güçlü ekonomik büyüme bekliyoruz. Global ekonomilerde resesyondan çıkış sonrası toparlanmaların beklenenin altında kaldığı bu ortamda Türkiye’nin güçlü büyüme oranlarının önemli bir avantaj olduğunu düşünüyoruz.

Bunun sonucunda, bankacılık dışı kesimlerin mali tablolarında 1. Yarı satış ve kar performansının olumlu sonuçlanmasını bekliyoruz. GEDİK YATIRIM ARAŞTIRMA

Kaynak: Borsagündem.com

Seçim de tamamlandı, artık birtakım şeylerin düzene binme vakti! Acaba aynı durum borsa için de geçerli olacak mı? Borsa gündemindeki tüm borsa yorumlarını sitemizde bulabilirsiniz.

Seçim Sonrası Günün Borsa Yorumu, Borsa Gündemi-13 Haziran 2011

2011 Genel Seçimlerinin kesin olmayan sonuçlarına göre AK Parti büyük farkla seçimden önde çıktı. Ekonomistler, Türkiye’de mevcut tek parti iktidarının devamının piyasalarda yaratacağı etkinin olumlu olacağını belirtirken, AK Parti’nin referandum sayısına çok yakın sayıda sandalye elde etmesinin ise yabancı yatırımcılar tarafından risk unsuru olarak algılanabileceğine dikkat çekti.İşte ekonomistlerin ilk değerlendirmeleri:

Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Burak Saltoğlu:
Piyasaların beklentisi referandum sürecine daha zor gidecek bir meclis aritmetiği olacağı yönündeydi. Ak Parti, bu sandalye sayısıyla referandum sürecini zorlayabilir. Bu piyasa açısından biraz endişe yaratacaktır. Piyasanın istediği en iyi sonuç bu değildi. Bu aritmetik, ekonominin, birinci gündem maddesi olması için gerekli ortamı tam anlamıyla sunmuyor.

Ancak, Ak Parti’nin oy oranının artmasına rağmen, sandalye sayısının düşük kalması yurt dışı piyasalar tarafından o kadar olumsuz karşılanmayabilir. Burada enerjinin bir kısmı ekonomiden, siyasete kayabilir.

Ak Parti’nin iktidarını sürdüreceği sonucu zaten fiyatlanmıştı. O nedenle piyasalarda ilk etapta aşırı bir tepki beklemiyorum. İlk tepkinin olumsuz olacağını düşünmüyorum. Piyaslar bundan sonra iktidarın atacağı adımlara bakacaktır.

12

Haziran
2011

Yabancı Analistlerden Seçim Sonuçları Yorumu, Borsa Gündemi

Yazar: Editör  |  Kategori: BORSA GÜNDEM, SEÇİM SONRASI BORSA  |  Yorum: Yok   |  1.472 views

Seçim sonuçları ülkemizde olduğu gibi diğer ülkelerde de yakından takip edilmekteydi. Ve seçim sonuçları kesin olmamakla birlikte açıklanınca yorumlar da birer birer gelmeye başladı. İşte bu yorumlardan biri de yabancı analistlerden

Seçim sonrası borsa yorumlarının tamamına ulaşmak için tıklayın.

 

Ian Lesser – German Marshall Fund
Bu oranlar benim için sürpriz olmadı. Bütün partiler bu sonuçlarda kendilerini yüreklendirecek bir şey bulacaktır. Ak Parti’nin oyları beklenenin üzerinde oldu, CHP geçen seçimdekinden daha fazla oy aldı, MHP barajı geçti. Öte yandan Ak Parti’nin 330 ve üzeri sandalye almasından endişe edenler de rahat bir nefes aldı.

Anayasa değişikliği sürecinde Ak Parti referanduma gidebilmek için meclisteki bağımsızların desteğini almak isteyecektir.

Ak Parti’nin iç siyasete yönelik bir ajanda yürütmeyi tercih edeceğini düşünüyorum ancak Türkiye’nin sınırlarında yaşanan kriz bu koşullar altında bile Ak Parti için dikkat dağıtıcı olacak.

Türkiye-Avrupa Birliği ve Türkiye-ABD ilişkileri açısından bakarsak, bu ülkelerdeki gözlemcilerin hazırlıklı olduğunu söyleyebilirim. Burada asıl soru seçim sonuçlarıyla kendine güveni artan Ak Parti ABD ve AB’yle daha yakın bir ilişki mi geliştirecek, yoksa eskisinden de bağımsız bir dış politika mı sürdürecek? Ben ilkini daha güçlü bir olasılık olarak görüyorum. Türkiye, Batı’yla daha koordineli bir dış politika yürütecek. Özellikle AB konusunda adaylık sürecinde doğrudan bir ilerleme olmasa bile daha yakın bir dönem bizi bekliyor.

Ortadoğu’daki durum ise Türkiye’nin tek başına karşısında durması için çok zor. İran, Ortadoğu barış sürecindeki tıkanma ve özellikle de Suriye’de sürmekte olan kriz Türkiye için sığınmacılar krizini ve bazı güvenlik çıkarımlarını beraberinde getiriyor. Türkiye’nin bunlarla tek başına karşı karşıya kalmak istemeyeceğini düşünüyorum.

Beni en çok şaşırtan şeylerden biri de seçim öncesi süreçte dışarıdan Türkiye’ye gösterilen ilgi oldu. Bu da bize özellikle Batı’nın her zaman her konuda uzlaşma halinde olmasa bile Türkiye’yi bir ortak olarak gördüğünü gösterdi.

Katinka Barysch – Center for European Reform
Ak Parti’nin oylarını artırması partinin bundan sonra daha da kendine güvenli bir siyaset izlemesinin önünü açacaktır. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın partisi güçlendikçe giderek kapsayıcı olmayan bir politika benimsiyor ve fikir birliği sağlamaya çalışmaktan uzaklaşıyor. Bu sonuçların demokrasi açısından “tehlikeli” olabileceğini düşünüyorum.

Türkiye’nin giderek daha fazla bölünmeye gitmesi de ayrıca “tehlikeli” bir durum. Erdoğan’ın tüm toplumu kapsayan bir dil kullanması ve muhalefetle görüşmesi gerek.

Buna karşın AKP’nin sandalye sayısının azalması anayasa değişikliği konusunda kritik öneme sahip.

CHP ise çok geleneksel ve kapsayıcı bir kampanya yürütmedi, azınlık hakları ve ekonomiye yeterince değinmedi.

Wolfango Piccoli – Eurasia Group
Bu oranlar, CHP’nin artan gücüne ve Güneydoğu Anadolu’daki yabancılaşan seçmenin tepkisine rağmen Ak Parti için önemli bir zafer. Ak Parti hem mecliste üst üste üçüncü dönemini kazandı hem de 2002 ve 2007 seçimlerine kıyasla oy sayısını artırdı. Kendilerinden çok memnun olduklarını düşünüyorum.

Piyasalar açısından da bakılırsa bu elde edilebilecek en iyi sonuç oldu. Ak Parti’nin elde ettiği güçlü çoğunluk devamlılık anlamına geliyor ancak ezici bir çoğunluk olmaması da partinin anayasa değişikliğini hayata geçirmeye kararlı olması durumunda bazı tavizler vermek zorunda kalacağı anlamına geliyor.

Bu oy oranı Ak Parti’nin ekonomiye özellikle de büyümekte olan cari açığa odaklanmasına izin verecektir.

Öte yandan CHP de her zamanki kalelerinin dışında birçok yerde önemli oranda oy elde etti.

Marco Vicenzino – Global Strategy Project
Beklenmedik bir sonuç değil. ABD dış politikası bu sonuca hazırlıklıydı. ABD’nin başta Ortadoğu ve Suriye’deki insani kriz konuları olmak üzere ortak stratejik çıkarları için Türkiye’yle tam bir işbirliğine gitmesi gerekiyor.

Suriye krizinde baş aktör Türkiye. Diplomatik girişimde bulunması gereken ülke de o. Uluslararası kamuoyu Türkiye’ye bu konuda yardımcı olmalı ve bu krizin çözümü için gerekli tüm kaynakları sağlamalı.

Türkiye, ABD’nin Ortadoğu politikası açısından çok önemli bir müttefik. Türkiye’nin desteği olmadan ABD daha büyük zorluklarla karşılaşır.

Bağımsız Kürt adayların meclise girmesi önemli. Kürt meselesi ciddi bir konu. Ve bu sorunu kendi içinde izleyeceği uzlaşma süreci sonucunda sadece Türkiye çözebilir. ABD ve uluslararası kamuoyu sadece kapalı kapılar ardında tavsiyede bulunabilir.

Stephen Kinzer – Boston University
Bu sonuçlar beni şaşırtmadı ancak bu tablonun Türk demokrasisi için bir zafer olduğunu söyleyebilirim. Özellikle de Türkiye’nin komşularının demokrasi yoksunluğu dolayısıyla büyük bir kriz dönemde bu çok önemli bir sonuç. Dünyanın bu bölgesinde demokrasi olasılığını göstermesi açısından çok önemli bir sonuç.

Bu seçimde Türk halkı Ak Parti’ye bir dönem daha ülkeyi yönetme yetkisi verdi ancak bununla birlikte bir de mesaj gönderdi: Yeni anayasayı uzlaşmayla oluşturun. Türkiye’nin yeni anayasası farklı grupların anlaşmalarının ürünü olacak.

Erdoğan aynı zamanda iç politikadaki bazı engelleri de çözme fırsatı elde edecek. Türk halkını uzlaşmaya açık olduğu konusunda ikna etme fırsatına da sahip olacak. Siyasetçilerin söylemleri Türkiye’deki kutuplaşmaya katkıda bulunmuştu. Bu sonuçlarla Türkiye’de siyaset daha uzlaşmacı bir hal alacak.

Türkiye’nin şu an karşı karşıya olduğu dış politika meseleleri temelde ABD ya da AB’yle ilgili değil. Türkiye’nin önümüzdeki 10 yıl için çözmesi gereken üç sorun var. Birincisi Kıbrıs sorunu, ikincisi Ermenistan’la yaşanan açmazdan çıkılması, üçüncüsü de İsrail’le ilişkilerin yeniden kurulması. Bu Ortadoğu için çok önemli.

Dimitar Bechev – European Council of Foreign Relations
Ak Parti’nin 330 sandalyenin altında kalması bence olabilecek en iyi senaryo oldu. Çünkü böylece anayasa değişiklikleri için Ak Parti’nin bazı tavizler vermesi gerekecek. Hatta 367 ve üzeri sandalye alması durumunda beklendiği üzere anayasayı doğrudan değiştirip başkanlık sistemini getiremeyecek.

Kürt sorununun çözümü birincil öncelik oldu. Seçim kampanyaları sırasında herkes anayasa değişikliğinden bahsetti ancak hiç kimse değişiklik teklifini masaya koymadı. Hiç kimse değişiklik derken neyi kastettiğini belirtmedi. Dolayısıyla asıl ilginç gelişmeler seçimlerden sonra yaşanacak.

Dış politika açısından önemli bir değişim beklemiyorum. Türkiye için en büyük mesele bugün Suriye’dir. Erdoğan en sonunda Esad’a sert eleştiriler yöneltmek zorunda kaldı. Bugüne kadar Esad rejimi üzerindeki etkilerini abartmışlardı. Ancak son dönemde Türkiye’de kamuoyu da rejime muhalif oldu. Suriye, Türkiye’nin diyalog politikasını sürdürmesinin ne kadar zor olduğunu gösteriyor. Hürriyet Planet

Kaynak: Borsagündem.com

2011 Milletvekili Genel Seçimleri tamamlandı. Seçimlerin ardından AK Parti birinci parti olarak ilk sırada yer aldı. Peki bundan sonra ne olacak? Seçim sonrası borsa nasıl bir şekil alacak? Piyasa beklentileri hangi yönde olacak? İşte seçim sonrasına dair ilk borsa yorumları…

Ekonomistler, Türkiye’de mevcut tek parti iktidarının devamının piyasalarda yaratacağı etkinin olumlu olacağını belirtirken, AK Parti‘nin referandum sayısına çok yakın sayıda sandalye elde etmesinin ise yabancı yatırımcılar tarafından risk unsuru olarak algılanabileceğine dikkat çekti. İşte ekonomistlerin ilk değerlendirmeleri:

Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Burak Saltoğlu:

Piyasaların beklentisi referandum sürecine daha zor gidecek bir meclis aritmetiği olacağı yönündeydi. Ak Parti, bu sandalye sayısıyla referandum sürecini zorlayabilir. Bu piyasa açısından biraz endişe yaratacaktır. Piyasanın istediği en iyi sonuç bu değildi. Bu aritmetik, ekonominin, birinci gündem maddesi olması için gerekli ortamı tam anlamıyla sunmuyor.

Ancak, Ak Parti’nin oy oranının artmasına rağmen, sandalye sayısının düşük kalması yurt dışı piyasalar tarafından o kadar olumsuz karşılanmayabilir. Burada enerjinin bir kısmı ekonomiden, siyasete kayabilir.

Ak Parti’nin iktidarını sürdüreceği sonucu zaten fiyatlanmıştı. O nedenle piyasalarda ilk etapta aşırı bir tepki beklemiyorum. İlk tepkinin olumsuz olacağını düşünmüyorum. Piyaslar bundan sonra iktidarın atacağı adımlara bakacaktır.

YURTDIŞI VE ATILACAK YENİ ADIMLAR ÖNEMLİ
ING Bank Başekonomisti Sengül Dağdeviren:

“Genel olarak piyasa beklentisine uyumlu bir sonuç. Pozitif algılanacağını düşünüyoruz. Önümüzdeki dönemde piyasaların beklentisi cari açık tarafında önemli adımlar atılacağı yönünde. Hükümetin bu adımları atma gücü olacak. Piyasalarda ise seçimlerde görülen olumlu hareketin bir miktar daha devam edeceğini tahmin ediyoruz.

“Piyasaların ilk tepkisi olumlu olacaktır. Ancak yurtdışı piyasaların seyri de bu dönemde çok önemli. Piyasadaki olumlu hareketin kalıcı olup olmayacağı piyasaların hareketine ve içeride alınan sıkılaştırmaya yönelik adımların devam edip etmeyeceğine bağlı olacak”.

İLK TEPKİ OLUMLU OLUR ANCAK UZUN SOLUKLU OLMAZ
Oyak Yatırım Araştırma Bölümü Müdür Yardımcısı Alper Erginol:

“Ak Parti’nin oy oranındaki artış dikkat çekici. Şimdi ekonomik tarafta neler olacağına bakmamız gerekiyor. Sonuçlar, ekonomik anlamda milletimizin Ak Parti’nin mevcut politikasına onay verdiğini gösteriyor.

“Genel olarak ekonomi tarafında seçim öncesindeki atılan adımlarda değişiklik olmadığı takdirde yani bir anlamda siyaset, ekonominin önüne geçmezse genel olarak bir olumlu hava göreceğiz.

“Piyasaların yarın ilk tepki olarak olumlu tepki vermesini bekliyoruz. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) seçim öncesinde de olumsuz havaya direnmişti.

“Ancak seçim sonuçlarının gelmesiyle beklenti de gerçekleşmiş oldu. Yurtdışında kötü bir hava var, bu kötü hava izin verdiği sürece yurtiçi piyasalar olumlu hareket edecektir. Ancak piyasalardaki bu hareketin çok uzun soluklu olacağını düşünmüyoruz.

Döviz tarafında ise TL’nin değer kazandığını görmüştük. Seçim sonuçlarıyla Türk lirasını değerini korumaya devam edeceğini düşünüyoruz”.

ÇOK BÜYÜK HAREKETLER OLMAZ
Osmanlı Menkul Yönetim Kurulu Üyesi Murat Salar:

Seçimden çıkan sonuç, Ak Parti’nin ekonomik politikalarının onaylanması anlamına geliyor.

Sonuçlar piyasaların beklentileri dahilinde gerçekleşti. Herhangi bir sürpriz yok. Piyasa 367’nin üstünü veya 276’nın altını olumsuz fiyatlayabilirdi ama şimdi o risk ortadan kalktı.

Mevcut durumda piyasada çok büyük hareketler olacağını zannetmiyorum. Biraz dengeli bir seyir olabilir. Piyasalar önümüzeki dönemde Anayasa değişikliği ile ilgili gelişmeleri takip etmek isteyecektir.

PİYASA İÇİN OLUMLU
Tim Ash, Royal Bank of Scotland Gelişmekte olan ülkelerden sorumlu analist:

Piyasaya göre, alınan sonuç oldukça olumlu. Ak Parti, istikrarlı ve piyasa yanlısı yeni bir hükümet daha kurmayı garantileyecek.  Ak Parti’nin oyların üçte iki çoğunluğunu almayı başaramadı. Bu da partinin aşırı merkezleşme gücüne yönelik endişe yaratabilir.

Ak Parti, İslamcı yanına rağmen, özellikle Erdoğan’ın liderliğinde, parti Türk politika tarihinin merkezi partilerinden biri haline geldi. Bu da Ak Parti’nin oyların yüzde 50’ye yakını alarak yansıttı. Ancak şimdi piyasa iki önemli konuya odaklanmaya devam edecek. Bunlardan biri, gerçekleştirilmesi beklenen yapısal reformlarken, diğeri de makro ekonomik yönetim olacak.

LİRA GÜÇLENECEK
Simon Quijano-Evans, ING Bank, Gelişmekte olan ülkelerden sorumlu analist

Seçim sonuçları, Türk seçmenlerden belli başlı mesajlar veriyor. İlk olarak, genç nüfus, ekonomik büyüme yolunda devam etmek istediklerine yönelik net bir mesaj verdi. Ancak Ak Parti’nin mali reformları devam ettirme gibi önemli bir görevi var. Seçim sonuçları aynı zamanda, Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik yolundaki müzakerelere yönelik bir şeyler yapılması gerektiğine yönelik net bir mesaj da veriyor.

Bizim görüşümüze göre, piyasalar seçim sonuçlarından oldukça memnun olacak. Türk lirasının yükselmenin yaşanmasını bekliyoruz. Türk hisselerinin, aynı sepette yer alan diğer hisselere göre daha başarılı performans göstermesini bekliyoruz.

Kaynak: Borsagündem.com

 

İlgili Haberler

Seçim Yasağından Sonra İl-İlçe Seçim Sonuçları Sitemizde!

Seçimin ve Seçim Sonrasının Dikkat Çeken Hisse Senetleri

Seçim Sonrası Borsada İlk Etkiler, Yatırımcı Pozisyonu, Borsa Yorumları

Seçim Sonrası Kredi Notu Baskı Altında Kalabilir, Borsa Hisse Yorumları

Seçim Sonrasına İlişkin Hisse Önerileri, Hisse Yorumları, Borsa Yorumları-1

Seçim Sonrasına İlişkin Hisse Önerileri, Hisse Yorumları, Borsa Yorumları-2

Seçim Sonrasında Dair Borsa ve Hisse Yorumu-29 Mayıs 2011

Türkiye bugün itibariyle seçimde! En çok merak edilenlerden biri de seçimden sonra borsanın nesıl tepki geliştireceği, piyasaların bundan nasıl etkileneceği. Biz de BorsaYorumum.com olara bu süreçte sizle için detaylı borsa yorumlarını ve borsa gündemindeki seçim sonrası ayrıntıkları yayınlamaya çalıştık. Ayrıntılar için bizi tekip edin.

Genel seçimler ve referandum ile ilgili doğru ölçüm yapan araştırma şirketinin genel müdürü ilginç bir tespitte bulunarak, “2007 genel seçimlerinde seçmen ekonomi odaklı düşünerek tercih yapmıştı, 2002 seçimlerinde de buna göre oyunu kullanmıştı.” demişti.

“Peki ya 2011 seçimlerinde nasıl bir yol izleyecek?” sorusuna ise, “Bu defa sonuçlar ekonomik eksende değil değişim, demokrasi ve yeni anayasa çerçevesinde olacak.” şeklinde cevap vermişti. Tespitlerin bir kısmına katılmakla birlikte ana eksenin her zaman ekonomi olduğunu ama vazgeçilmez diğer bir unsurun demokrasi ve yenilikçilik olduğunu düşünüyorum. 2002 genel seçimleri 2001 krizine yol açan ya da krizi iyi yönetemeyen siyasetçileri süpürmüştü. 2007 seçimleri daha çok istikrar ve demokrasi isteyen bir kesim ile buna karşılık cephe oluşturan bir zıt kutup çekişmesi olmuş cumhurbaşkanlığı krizi ile piyasalarda belirsizliğe sebep olan gelişmelere yol açan siyasetçiler sahneden çekilmek zorunda kalmıştı. 2009 yılı yerel seçimleri ise dünya krizinin en şiddetli yaşandığı ve Türkiye’nin ekonomik olarak küçüldüğü bir süreçte yapılması sebebiyle (yine ekonomi etkisiyle) mevcut iktidar partisinin oyları azalmıştı.

Gelelim 2011 genel seçimlerine, Türkiye ekonomisi 2010 yılında ve 2011 yılının ilk çeyreğinde yine ciddi bir şekilde büyüdü. Bu büyümeye aşırı ısınma denilerek bir şerh konulsa da ekonomi önceki yıllara oranla daha hareketli ve hızlı büyüyor. Finans piyasaları ise bu seçimlere 2007 genel seçimlerine oranla daha sakin giriyor. Borsa’da yabancı yatırımcılar nisan ayındaki alımları dışında net alım yapmaktan kaçınıyorlar. Borsa’da seçim rallisi çok cılız bir şekilde gerçekleşti. Mayıs ayı başında 70 bin puanı aşsa da son bir ayda adeta yerinde saydı. Haziranın son haftasında birkaç banka hissesinde yukarı yönlü bir seyir izlenirken genelde zayıf sayılabilecek bir seyir yaşandı. Bu zayıf harekette seçim sonuçları ile ilgili yatırımcıların bir endişesi mi vardı yoksa beklentileri önceden satın alan yatırımcılar seçim sonucunun ardından kredi not artışının uzak olduğunu düşünerek erken mi davrandı?

2007 genel seçimlerinde yatırımcılar bir ay öncesinden yüklü pozisyonlar almıştı ve endeks seçimler öncesi 45 bin puandan 55 bin puana kadar yükselmişti. Seçimlerden bir ay sonra ise endeks yeniden 45 bin puana kadar gerilemişti. İki ay sonra ekim ayında ise rekorlar kırarak 58 bin puanı aşmıştı. 2011 genel seçimleri öncesi endeks 58-70 bin puan aralığında hareket ederek 63 bin 700 puandan kapattı. 58 bin puan geri çekilmelerde çok önemli bir destek. Haftalık göstergelere baktığımızda İMKB ve uluslararası büyük borsaların maalesef negatif bir yöne doğru gittiği bir dönemdeyiz. Bu nedenle seçim sonuçları ilk gün etkisiyle dalgalanmalar yaşatsa da ana trendin değişmeyeceği varsayımının güçlü olduğunu düşünüyorum. Orta ve uzun vadeli perspektifte seçim sonuçlarının Türkiye’ye yatırım yapacak yerli ve yabancı yatırımcıların kararlarını ciddi şekilde etkileyeceğini düşünüyorum.

PİYASALAR SONBAHARA DOĞRU YENİDEN TOPARLANIR
Kısa vadede çok önemli bir sürpriz olmazsa muhtemel gelişme 13 Haziran‘da önce bir yükseliş daha sonra kâr satışları ve gerileme şeklinde olacaktır. Bilançolar ağustosta açıklanacak ve dış piyasalarda bazı belirsizlikler borsaları önümüzdeki dönemde olumsuz bir etki alanına sokabilir. Bu süreci iyi yönetebilirsek borsamız ve piyasalarımız sonbahara doğru yeniden toparlanacaktır. Bunun tek bir şartı var. Dış piyasalarda çok sürpriz bir çöküş yaşanmaması ve Türkiye’nin seçimlerden dinamik ve vizyonist politikaları sürdürmesi. Dünya piyasalarında önemli savaşlar yaşanıyor. Korumacı politikalar dış ticarette büyük eforlar sarf edilmesi anlamına geliyor. Bölgesel kışkırtmalarla Batı aleyhine dönen durumu çevirmeye çalışırken sermaye akışı zaman zaman Batı’ya dönse de eksen Doğu’ya doğru kaymaya devam ediyor. Çok zorlu ve karmaşık bir döneme girilirken Türkiye’nin çok dikkatli ve proaktif olması gereken bir süreci en iyi şekilde yönetmesi gerekiyor.

Piyasalara gelince 13 Haziran sonrası bir süre düzeltmeler, geri çekilmeler yaşanabilir. Daha çok dış gelişmeler izlense de son birkaç haftadır endeksi etkileyen iki bankanın yüzde 8 yükseldiği göz önünde bulundurulursa Borsa’da kâr satışları bu iki banka hissesinin geri gelmesi durumunda etkili olabilir. Seçim sonuçları beklendiği gibi tek parti ya da anayasayı halka götürecek yapıda bir Meclis oluşumuna izin verirse piyasalarda ilk gün canlı bir seyir izlenir.

Dow Jones’taki düşüş dünyayı tedirgin ediyor
ABD Borsası’nın sanayi şirketlerini barındıran Dow Jones endeksi 2009 yılı Mart ayından bu yana en uzun soluklu düşüşlerinden birini yaşıyor. 2008 yılı sonlarında, ABD banka ve finans şirketlerinde yaşanan büyük düşüşte 14 bin puandan 6 bin 500 puana kadar gerileyen Dow Jones 2009 yılı Mart ayından bu yana uzun vadeli yükseliş trendini bu yıl mayıs ayına kadar neredeyse soluksuz sürdürmüştü. Ancak mayıs ayı başından bu yana ibre sanki tersine döndü. Dow son iki yılın en uzun soluklu düşüş trendini sürdürünce 10 Haziran kapanışını 11,951 puandan gerçekleştirerek uzun süreden beri ilk kez 12 bin puanın altında kaldı.

Kredi derecelendirme kuruluşlarının not tehdidi altında kalması bir yana geçen ay istihdam datasında ilerleme sağlanamaması gibi gelişmeler düşüşte etkili gözükse de asıl sebep iki yılı aşkın bir süredir yükseliş yönünde hareket eden Borsa’nın bir düzeltme çabasına girmesi ve özellikle temerrüde düşeceği endişeleri oldu. ABD ekonomide istenen büyüme henüz gerçekleşemese de FED faizleri çok uzun süre bu seviyede tutamayacağını biliyor ve tahvil alımlarına son vereceğini her yerde vurguluyor. Bu durum piyasa oyuncularının risk alma iştahını zayıflatıyor. Özetle ABD Borsası son bir aydır düşüyor ve bilançolar açıklanıncaya kadar ciddi bir yükseliş beklenmiyor. 11 bin 500 puana kadar gerileme yaşanabileceğini düşündüğümüz Dow Jones sanayi endeksinin 12 bin puanın altında kaldığı sürece dünya piyasaları rahat edemeyecektir. SELİM IŞIKLAR/ZAMAN

Toplam 3 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.123

YASAL UYARI: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Copyright © 2011 Tüm Hakları Saklıdır - Borsa Hisse Yorumu

Sitemap